|
İnsan maddi ve manevi gizli hazinelerini verimli kullanabilirse gelişebilir. Gönlü ve beyni ile gelişebilen insan huzuru yakalayabilir. Beyin, gönül ve dış dünya, sağlıklı bir atmosferde buluşursa huzur bizi sarmalar. İnsan, seviyeli paylaşım ve güzel gelişim ile asıl kimliğini bulabilir. İnsanlığın ve değerlerin erimesi buzdağlarının erimesinden çok daha tehlikeli olduğu halde, kimse bunu gündemine almıyor. Ahlaki erime, mutluluğumuzu ve hayatımızı tehdit ediyor. Etik kayma ve ahlaki yozlaşma, toprak kayması ve sellerden daha tehlikelidir... Biri maddi canı alır, belki rahmete eriştirir. Ama diğeri ebedi hayatı mahveder. Ebedi hayatı zirveye taşımayacak olan dünyevi nimetler ve kaypak zeminler insanı gerçek ulviliğe eriştirmez...
İyi olan hiç bir şey devamlı diplerde kalmaz, üstü de örtü tutmaz...Rabbim iyilikleri geliştirerek ulvilikler ile buluştursun.
|
|
|
Toplumların da kimlik ve kişiliği vardır. Fark edilmesi zaman alsa da sosyal dönüşüm hayatın bir gerçeğidir. Dönüşümü gelişim ve kaliteden yana yaşayabilmek, sağlıklı toplumların temel özelliklerindendir. Sosyal hayat boşluk kabul etmez. Eğitim sistemi, basın-yayın, medya, sokak, fert ve toplumların bütün kesimleri sağlıklı dönüşüm kriterlerini dikkate almalıdır. Bigane kaldığımız bazı değişimlerin sonucundan hepimiz etkilenebiliriz. |
|
Diyanet İşleri Başkanlığı |
|
|
|
|
Yıllardır beklenen teşkilat yasasının çıkması ile Diyanet İşleri Başkanlığı müsteşarlık seviyesinde daha güçlü bir kimlik kazanmıştır. Kurumsal gelişim açısından bu fırsat iyi değerlendirilebilirse sağlıklı hizmet üretimi güçlenerek devam edebilir. Köylerdeki okulların kapanıp taşımalı sisteme geçilmesi ile birçok noktada devlet temsili Diyanet İşleri Başkanlığı personeli olan imam ve hatipler eli ile yapılır hale gelmiş gibidir. Burada devletten maaş alanlara, vatandaşın devlet gözüyle baktığı yaklaşımı ön plana çıkarılmıştır. Muhtar neticede o belde ve bölgenin insanıdır. İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek gibi kanuni bir görevi olan Diyanet İşleri Başkanlığı'na çok büyük bir sorumluluk yüklenmiştir. Bu sorumluluğu yerine getirmek için çok büyük samimiyet ve özveri gerekmektedir. |
|
Özverili ve Samimi Tutumla Hizmet |
|
|
|
|
Özverili, samimi tutum ile hizmet bilinci arasında çok yakın bir ilişki vardır. Menfaatlerin ön plana çıktığı bir devirde, hizmet bilinci ile hareket eden kimlikler sınırlı olabilmektedir. Bu enerjileri devreye alabilen uygulamalar sadra şifa çözümler ortaya koyabilirler. Küçük hesaplardan uzak olabilmek bir yetişmişlik seviyesidir. Sosyal barışı canlı tutacak, özverili ve samimi davranış kalıpları ile hizmet üretebilecekler kalıcı olabilirler.
|
|
Siyaset, Hükümet ve İcraat |
|
|
|
|
Siyaset, demokrasinin işlemesi noktasında partiler, seçim ve hükümet kurulması süreci ile ilgilidir. İdare sanatı manasına gelen siyaset ile politika çok defa karıştırılmaktadır. Sanırım temiz siyaset arayışı da bundan kaynaklanmaktadır. Hükümet kurulması sonrası, parti mülahazalarının ötesinde kurumların gereğine yönelik ehliyet ve liyakatin ön plana geçtiği bir icraat yolu açılmalıdır. Hizmete muhtaç halkın, ihtiyaç ve beklentileri dikkate alınacak olursa kalite ön plana çıkabilir. İnsani ve sosyal gelişim değerlere saygı ile mümkün olabilir. Kalite herkesin hürmet göstermesi gereken bir kavramdır. İhtiyaca yönelik icraat, hakkaniyet ölçüsünde oldukça takdir edilebilmelidir.
|
|
Toplumlar anlayış ve kalite seviyelerine göre kişilik ve kimliklere saygı gösterirler. Bazı dar görüşlü yaklaşımlar, kişilik ve kimliklere tahammül gösteremeyebilirler. Bu tür tutum ve davranışlar, karşı savunma sistemini devreye sokabilir. Bu da klikleşmelere sebebiyet verebilir. Sosyal gelişim; toplumun hassasiyetlerini dikkate alır. İhtiyaç ve beklentilere göre tasarruflara değer verir. Kimliksizleştirme süreçlerinden uzak durur. |
|
Kurumların hizmet üretmelerinde değerler ön planda olmalıdır. Şahıslara göre değişen kurum yapıları, değerlerin sindirilmemiş olduğu düşüncesine götürebilir. Yaldızlı misyon ve vizyonların uygulanması, insan kaynakları ile orantılıdır. Hak, adalet, ehliyet ve liyakat gibi değerlerin ön planda olduğu hizmet anlayışına ihtiyaç vardır.
|
|
Hak, Rabbimizin isimlerinden biri olup, doğruluğu, güzelliği ve hakikati ifade eden köklü bir kavramdır. Adalet ise mülkün temeli, ferdi ve ictimaî hayatın huzurlu yürümesinin asgari şartıdır. Zulüm ise her türlü yapıda insanların ve toplumun huzurunu bozan tehlikeli bir virüstür. Zulmün olduğu yerde fert ve toplumun enerjisi boşa harcanıyor demektir. Hizmet üretmek için kullanılabilecek enerjilerin heder edilmesi hak ve adalete de muvafık değildir. |
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |