|
Duygular, insanın algı ve davranış sistemini harekete geçirir. İnsanın karmaşık dünyasının düzene girmesi duygu ve algı sisteminin bir hedefe yönelmesi ile mümkün olabilir.
Çelişki, endişe ve olumsuz algı sistemleri, insanın enerjisini boşa çıkarır ve strese sebep olabilir. Kültürel kodlar, inanç ve değerler, insana rehberlik etmez ise hayatın zorluklarını aşmakkolay olmaz.
İnsanda olumlu ve olumsuz duygular, her daim mevcuttur. Olumsuz duygu ve düşünceleri olumluya çevirecek iksiri her daim beslemeli ve canlı tutmalıdır.
Maddi gelişimden daha güçlü bir şekilde manevi gelişime önem verilmez ise duygu kontrolü zorlaşabilir. Hayatta imkanlar sınırlı, ihtiyaçlar algı sistemine göre sınırsız hale gelebilir. Eldeki ile yetinme ve şükür bilinci devre dışı kalırsa, hayat ve duygular içinden çıkılmaz hale gelebilir. |
|
|
İnsan, kimlik ve kişiliği ile bir mana ifade eder. Hızlı değişim ve dönüşümlerin yaşandığı dönemlerde kimlik bunalımı açığa çıkar.
Eğitim, bilgi, düşünce, inanç ve değerler, sosyal hayatın akışıyla kimliği şekillendirir. Bu hususların bir mihver etrafında olmayıp, çelişkileri barındırması da kişisel bütünlüğü bozar. Kişisel bütünlüğe erişmemiş kimseler; nerde, neyi, ne zaman, nasıl yapacakları noktasında tutarsızlık gösterirler. Kişilik ve kimliği oturmamış insanlar ile uzun soluklu yola çıkılabilir mi?
Sağlıklı ve huzurlu bir hayat, sağlam karakterli kişi ve toplumla mümkün olabilir. |
|
Sevgi, Aşk, Hayat Arkadaşı ve Evlilik |
|
|
|
|
Sevgi, insan ve toplum hayatının en değerli kavramlarındandır. Ancak kim bu sevgi kavramını nasıl anlıyor, yorumluyor ve uyguluyor? Sevginin yoğun ve tek kişiye yönelen güçlü hali aşk olarak karşımıza çıkar. Farklı şeylere aşk seviyesinde bağlılık da insan olarak karşılaşılabilen durumlardır.
İnanç, değer ve tasavvuf sistematiğinde aşkın gerçek hedefi, mutlak ve bir tek olan Allah'dır. Diğer aşk ve tutkular, ilahî aşka rehberlik etmek üzere kullanılabilmelidir.
Beşeri sevgi, hayat arkadaşını belirlemek için hedefe yönelik olabilmelidir. Zamansız sevgi, karar ve yaşanabilecek tutkular; inanç, değer, tecrübe ve bilgi ile kontrol edilebilmelidir.
Evlilik, gerçek aile birlikteliği için; toplumlar, kanunlar ve ilahi sistem içinde değerli bir müessesedir. Bunun dışındaki oluşumlar, her seviyede ciddi problemleri beraberinde getirir. |
|
Duygu Yönetimi ve Değerler |
|
|
|
|
Duygu, insanın ayırt edici en önemli vasıflarındandır. Olumlu ve olumsuz duygular arasındaki hassas çizgi, insanlık kalitesini ortaya çıkarır. Kişilik de duygu yönetimiyle şekillenir.
Kişinin eğitimi, üslubu, hayat tarzı, eylem ve sözleri, iletişim ağını oluşturur. Duygu yönetimi, bu iletişim ağının ve kimliğin oluşmasıyla yakından ilgilidir. Hangi duygunun hangi hedefe yönelik nasıl kullanılacağı, nefis mücahedesi denilen uzun uğraşları gerektirir ve hayat boyu devam eden bir süreci kapsar.
Ahlâkî ve duygusal eğitimi sağlıklı bir zeminde şekillenmeyenler, duygu yönetimi hususunda zorluk çekebilirler. Kişinin iç dünyasındaki fırtınalar, şuur ve şuuraltı seviyesinde kişisel bütünlüğü, tevhide yönelik olabilmelidir.
Arzu ve hevesin meşru veya gayr-ı meşru kullanılmasıyla duygu yönetimi yakından ilgilidir. İnanç ve değerlere dayalı olmayan bir tutum, kişiyi farklı mecralara savurabilir.
Size ait olmayan bir şeye yaklaşımınız veya bakışınız, inanç ve değerlerinize ne kadar uygundur? Eğer tevhitten bahsediyorsak, her şeyde bu tevhidi gerçekleştirme derdimiz var mı? Yoksa farklı bahane ve meşrulaştırma oyunlarıyla kişi kendini mi kandırmaktadır?
Şu veya bu kişinin, şu veya bu şekilde giyinmesi veya davranması bizim duygu dünyamızı nasıl etkiliyor? Duygu yönetimi ile inanç ve değerlerimiz ne kadar uyumlu? Sokak, medya, zaman deyip geçiştirme taktikleri mi uyguluyoruz yoksa temel değer ve ölçülere uygun duygu ve düşünce yönetimi diye bir derdimiz var mı? |
|
Tutum ve Davranışlarımız Kültürel Kodlarımızla Uyumlu mu? |
|
|
|
|
Tutum ve davranışların çok farklı sebep ve sonuçları vardır. Bir toplumun varlığı ve değeri kültürel kodlarıyla anlaşılır. Bazı devir ve dönemlerde ön plana çıkan yaklaşımlar toplumun gidişatını etkileyebilir. Öz değerlerinden mahrum edilen toplumlar "yabancılaşma hastalığı"na düçar olur.
Eğitim, günlük hayatı daha kaliteli hale getiremediği takdirde üzerine düşeni yapamıyor demektir. Milli eğitim gibi bir bakanlığımız ve birçok kurum içi eğitime rağmen sosyal sağlık temin edilemiyorsa, bir yerlerde çözüme muhtaç problemler var demektir.
Tutum ve davranışlarımızın kültürel kodlarımızla uyumlu olabilmesi için; insanımızın inanç, değer ve kültürel kodlarına uygun eğitim, seminer ve çalışmalara ihtiyaç var demektir. |
|
“İnsanî ve Sosyal Gelişim” Semineri |
|
|
|
|
Ankara İş Adamları ve Bürokratlar Grubuyla Keklikpınarı Çamlıca'da 1 Mayıs 2012 Salı akşamı 19.30'dan itibaren "İnsanî ve Sosyal Gelişim" semineri yapılmış, ciddi müzakere, planlama ve uygulama zeminleri gündeme gelmiştir. |
|
İnsani değerlerin hayata taşınması, erdemli insan projesinin başarısıyla yakından alakalıdır. Erdem, insanın asıl değerinin açığa çıkmasını sağlayan değerleri ifade eder.
İnsan, ilahi imza fıtrata münasip, yaşadığı toplumun değer yargılarına uygun bir hayat yaşayabildiği derecede huzurlu ve mutlu olabilir.
"Her insan canlı bir kitap gibidir. Canlı kitapları okuyabilmek, nice derse bedeldir."
Erdemli insan projesi, sosyal huzuru sağlama açısından önemlidir. Yeni yüzyıl inanç, değer ve maneviyatın ön plana çıkmasıyla temayüz edecektir. Bu noktada beklentileri karşılayacak, temsili güçlendirecek, erdemli insan projelerinin uygulanabilmesi gerekmektedir. |
|
Gelişime Katkı Sunabilmek |
|
|
|
|
Gelişim, insanlardaki kabiliyet ve kapasitenin açığa çıkarılması ile mümkündür.
İnsanî gelişim, kalp, kafa, kese ve kemer arasındaki irtibatın sağlam tutulmasıyla mümkündür. Kişisel bütünlükten mahrum yapılar, tevhidi gerçekleştirmekte zorlanır.
Ailevi gelişim, aile içi iletişimin güçlü tutularak, aile bağları ile hayata dair gelişimleri ifade eder.
Gelişime katkı sunabilmek, yüce Yaratıcımızın bizlere bahşettiği imkan ve fırsatların, hayata taşınmasıyla ilgili bir vazifedir. |
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |
|