Anasayfa Ailevi Gelişim

Ailevi Gelişim

Gelin Kaynana İlişkileri PDF Yazdır ePosta
Günlük hayatta ve kültürel arka planda "Gelin Kaynana İlişkileri" hep tartışılır. Anne oğlunu paylaşma noktasında duruş sergiler. Gelin de eş olmanın verdiği hak ile otorite kurmaya çalışır. Aslında sınırlar, net ve belirgin olsa mesele hallolacaktır. Karşılıklı anlayış her şeyin başıdır.
Aslında herkes mutluluk ararken kendi huzurunu kaçırmaktadır. Gerginlikler gerginlik üretir. Büyük paydada buluşma becerisini geliştirmemiz gerekmektedir. Ailevî gelişim bu noktada açılımlar yapmaktadır.
-------
Misafir Kalem

Gelin ve Kaynanası

Bir gelin kaynanasıyla hiç geçinemiyor.

 
Ailevî Gelişim PDF Yazdır ePosta

            Ailevî gelişim, sağlıklı aile içi iletişim ile mümkün olabilir. Aile bireylerinin meşguliyetleri, birbirlerine sevgi, saygı ve sağlıklı etkiletişimleri ailelevi gelişim için gereklidir.

            Toplumun çekirdeği olan ailenin güçlü bir şekilde devamlılığı için ailevî gelişim gereklidir. Aile ocağının sağlamlığı toplumun sağlıklı işleyişinin asgarî şartıdır. Aile ocağı, toplumsal varlığın başlangıcıdır. Aile fertleri, başta karı ile koca ve bunların çocuklarından ibarettir. Bunların karşılıklı görevleri vardır.

Çocuk, küçük yaşlardan itibaren aile içinde değerler ile hemhal olmaya başlar. Ailede verilen eğitim, çocukları derin bir şekilde etkiler. Aile, değer ve ilişkilerin modelini oluşturur. Dilin oluşum ve şekillenmesinde de ailenin büyük önemi vardır. Ailenin dili, çocuk için konuşulan dil olmakta ve aile içi iletişimin kalitesi, dile de yansımaktadır.

Çocuk iyiliğe ve kötülüğe meyyal olduğu gibi, doğruya veya yanlışa da yönelebilir. Çocuğun bu yeteneği, çevresi ve özellikle ailesinin etkisiyle iyiye ya da kötüye doğru yöneleceği gibi, doğruya veya yanlışa da yönelebilir. Bu noktada ailevî gelişim ciddi bir fonksiyon icra edecektir.

Doğuştan getirilen genetik özellikler ve hayatın ilk yıllarındaki yetişme biçimi, aile içindeki iletişim, etkileşim ve yaşam biçimi, bireyin başarı ihtiyacı konusundaki potansiyelinin güçlenerek açığa çıkmasına yahut zayıflamasına neden olabilmektedir. Önemli olan bu potansiyelin açığa çıkarılması, korunması ve geliştirilmesidir. Büyük mücadeleler ile siyasette, sanatta, sporda belirli yerlere gelen kimi değerlerin, gerek kendileri gerekse çevreleri tarafından yeterince korunamamaları, kısa zamanda onları geriye götürebilmektedir.

Ailevî gelişim, devlet ve toplumlarım geleceğini belirleyecek kadar önemli bir konudur.

"Beden sağlığına verilen önem, ruh, gönül ve sosyal sağlığa verilmez ise gerçek sağlığa ulaşmak mümkün değildir."

 
Ergenlik ve Ergen Psikolojisi PDF Yazdır ePosta
Ergenlik, çocuklukla yetişkinlik arasında kalan bir ara dönemdir. Ergenlik dönemi, duygusal oluşumların, zihinsel değişimlerin, fiziksel olgunluğun bir bileşimidir. Bu dönemde olanlar heyecanlandırıcı ve canlandırıcı, aynı zamanda da ürkütücü ve karıştırıcıdır. Ergenlik belirli yaşlarla sınırlı olmayan bir dönemdir. Bunun yanı sıra ergenlik kelimesinin yerine gençlikte kullanılmaktadır. Ergenlik; buluğ çağına erme sebebi ile biyo-psikolojik bakımdan çocukluğun sonu ile toplum hayatında sorumluluk alma dönemi olan çocukluk ve gençlik arasında kalan 12-24 yaşları arasındaki gruptur.

Ergenliğin yaş sınırları oldukça geniş tutulmaya çalışılmıştır, bunun sebebi bireysel ayrılıklardır. Sağlık ve bedensel yönden şartlar iyileştikçe ergenlik yıllarının başlangıcı olarak kabul edilen erinlik daha küçük yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

Ergenin beden yapısı ile ilgili olarak en önemli gelişmeler boy ve ağırlık artışı, iskelet ve kas gelişimi, iç salgı sistemindeki gelişme ve çeşitli organlarda görülen büyümelerdir. Ergenlik dönemi insan gelişimindeki en hızlı büyüme evresinden birini oluşturmaktadır. Bedendeki hızlı gelişme, duygusal ve davranış alanında da kendisini gösterir.

 
Çocuklarımızı Kimler Eğitiyor PDF Yazdır ePosta

Çocuklarımızı Kimler Eğitiyor?
Çocuklarımız neleri izliyor?
Çocuklarımız hangi oyunlar ile kişiliklerini şekillendiriyorlar?
Artık bilindiği fakat gereğince davranılamadığı üzere, 0-6 yaş eğitimin en önemli dönemidir. Bu dönemde hangi aile, çocuklarına özel vakit ayırabiliyor?

Çocuklarımızın izlediği çizgi filmler ve oynadıkları bilgisayar oyunları ne tür mesajlar veriyor?

Çocuklara yönelik ihtiyaca ve hassasiyete uygun üretim yapmak gerekiyor. Aksi halde sonuçtan hep beraber etkileneceğiz.

 
Aile ve Gençlik PDF Yazdır ePosta
"Cemiyet ve toplum hayatının temel unsuru ailedir."
İnsanoğlu gözünü dünyaya açtığında etrafında belli bir düzeni hazır olarak bulmaktadır. Bunların başında gelen aile, bilhassa karakter terbiyesi bakımından bütün diğer kaynaklardan daha önemli bir fonksiyon icra etmektedir. Çocuğun yetişmesinde başlangıçta aile ve çevre etkili iken, buna örgün eğitim kurumu olarak okul eklenmektedir. İşte şahsiyetin temel taşını; aile, çevre ve okul denilen üçlü yapı oluşturmaktadır. İnsan tabiatı, kişilik ve fıtrat da, bunlara göre şekillenmektedir. Çocuktaki dinamik şahsiyet, hayatta karşılaşılan durumlara göre kırılmakta veya gelişmekte ve bozulan fıtratlar ise haktan uzaklaşmaktadır.
Aile kurumunun iyi işlemesi, örnek bir gençliğin yetişmesine yardımcı olduğu gibi, muhtemel aile problemlerinin çözümlenmesini de kolaylaştırır. Ailenin değerini anlayabilmek için, evlenememiş kimselerin ve sokaklarda yaşayan ailesiz çocukların durumuna bakmak yeterlidir. Çocukluktan yetişkinlik dönemine geçiş olan 11-18 yaşlarında genç, ben kimim? Neyim, kime benzemeliyim? Ne olmalıyım? Gibi sorularla kendi kimliğini oluşturmaya çalışır. Bazen ailenin isteklerine başkaldırır, özgür olmak ister. Ailede sosyal ilişkiler ve aile içi iletişim zayıf olursa çocuğun kabiliyetleri körelebilir. Böyle çocukların yakın ilgi, yardım ve rehberliğe ihtiyaçları olabilir.
 
Aile, Evlilik, Aşk ve Cinsellik PDF Yazdır ePosta

Aile toplumun temel taşıdır. Son zamanlarda kız erkek arkadaşlıkları ve aile bağları ciddi yaralar almaya başladı. Ön plana çıkarılan kadın vücut hatları çoğu insanı farklı arayışlara yönlendirmektedir.

Kadın dışarı çıkarken kendine gösterdiği özeni, evde kocasına göstermekten uzak durmakta. Başkalarının gözüne hitap ederken, hayat arkadaşının göz zevkine hitap etmemek aradaki ilgi ve alakayı zayıflatabilmektedir.

Gençlerin durumu ise çok daha farklı bir boyutta… Kız erkek arkadaşlığında, tarafları mutsuz edecek sayısız sorun ve tuzak var. Meşru ölçülerin dışına taşıldığında telâfisi zor, belki imkânsız kayıplar söz konusu olabiliyor.

İş ciddiye dönüşünce ailelerden sorun çıkması, neredeyse bütün erkek kız ilişkilerinde ortaya çıkan bir sorun. Gençlerin kendi kendilerine gelin güvey olmaları, olumlu bir sonuç doğurmuyor. İlişkilerin duygularla değil, akılla yönlendirilmesi, hikmet ve muhakemenin şekillendirdiği bir stratejinin olması şart. Aşk, sadece maddeden ve duygudan ibaret görülürse, önündeki engellerle savaşmak güçleşir. Kişi sevmesini bildiği kadar, sağlıklı ve kalıcı bir mutluluğun önündeki engellerle savaşmasını ve sonuç almasını da bilmelidir.

Eğer bunlar dikkate alınmazsa; "Yaptığım hatalar, günahlar, haramlar bana kaldı"; diyen genç gibi, ah vah edilir, ama mutsuz sonuç değişmez.

Bazı gençlerin bu noktada pahalıya mal olan tecrübeleri söz konusu, işte bir gencin ifadeleri: "Hiç kimse; Benim konuştuğum, görüştüğüm kişi temizdir, dürüsttür, dindardır, güvenilirdir, muhafazakârdır deyip, kendini kaptırmasın. Çünkü olaylar başka mecralara kayıyor. Bir kişi temiz, dürüst ve dindar olunca, dinî emir ve yasakların muhatabı olmaktan çıkıyor mu? Hiç kimse Peygamberimiz (a.s.m.) ve ashabı kadar temiz, dürüst ve dindar olamaz. Oysa Rabbimizin cinsellik, iffet ve edeb konusundaki emir ve yasaklarının ilk muhatabı onlar değil miydi? Allah’ın Resulüne yasak olan bir davranış, kime serbest olabilir ki?"

Ağır tahrik ve baskı altında bulunan gençlerin meşruiyet dışına çıkarak kendilerini tatmin etmeleri mümkün değil. Ancak evlenmeden bu ağır imtihanı göğüsleyebilmeleri de zor.

Tabiî evlilik gibi önemli bir sünneti gerçekleştirmek istediğinizde bir dizi imtihanla karşılaşacağınızı da hesaba katacaksınız. Bu imtihanlara hazır olmak, başarıyla çıkmak için de gereken bilgi ve beceriyi edinmek şarttır.

İşte bu asırda daha bir ağırlaşan cinsellik imtihanından, evlilik kalesine sığınarak geçmek isteyenlere yardımcı olmak gerekir.

 

Gençlerin cinsellik imtihanından başarıyla çıkabilmeli için izleyecekleri yöntem, özetle şu şekilde olabilir: 

1. İmtihanın şiddetini azaltmak için tahrik edici alanlardan uzak durmalıdır.

2. Cinselliği teşvik eden yayınlarla muhatap olmamak gerekir.

3. Bedenî isteği azaltmak için; dengeli beslenmek, spor yapmak ve sürekli meşguliyet içinde bulunmak faydalıdır.

4. Manevî takviyeye önem vermek, olumsuzluklar ile mücadeleyi kolaylaştırır.

5. Kısa, orta ve uzun vadede maddî ve manevî idealler taşımak. 

6. Özendirici hayal, bakış, konuşma gibi eylemlerden uzak durmak. 

7. Sevgi ve aşk duygusunu meşru sevgililere yöneltmek. 

8. Mecazî aşk tuzağına düşmemek için kararlı olmak.

9. Tüm tedbirlere rağmen mecazî bir aşka tutulmuşsak, bunu en kısa zamanda dinî ve resmî nikâhla perçinlemek. O zamana kadar da, haramdan ve olumsuz hareketten uzak durmak. 

10. Evliliği kesinlikle geciktirmemek. Tanışma, söz, nişan gibi safhaları çok kısa tutmak. 

11. Evliliğin önündeki maddî ve manevî engelleri aşmanın usullerini öğrenmek ve uygulamak.

12. Evliliğin başarılı yürümesi için bilgi edinmek ve sorunlara karşı hazırlıklı olmak.

Saydığımız bu maddelerin bir kısmını gençler doğrudan kendileri uygulayacak. Bir kısmında ise anne baba ve yakın çevrenin yardımı gerekecektir.

Her türlü meseleniz için öncelikle sorumlu tutmanız gereken bizzat kendinizsiniz. Siz isterseniz, nice meselenin altından başarıyla kalkarsınız. Elbette çevrenizden yardım isteyeceksiniz. Hem de hiç komplekse kapılmadan yardım bekleyeceksiniz. Gerekirse bilgi ve tecrübelerden istifade etmek büyükler ile konu paylaşımında da bulunulabilir.

 

 

 
Boşanma Psikolojisi PDF Yazdır ePosta
Aile sağlam temeller üzerine kurulmayınca, ayrılıklar ve huzursuzluklar ön plana çıkmaktadır. Boşanma ile sonuçlanan evlilikler ortada çocuk olunca çok daha farklı bir noktaya varıyor. Boşanmaya giden yolun ayrı bir psikolojisi vardır. Doğru ve isabetli karar verebilmek ve süreci iyi yönetebilmek gerekmeltedir.
 
Aile İçi Sağlıklı İletişim PDF Yazdır ePosta


İletişim temelde konuşmaya dayanır. Ancak konuşmak, insan ilişkilerinde yapıcı olduğu kadar yıkıcı da olabilir. Karşımızdakini bize yakınlaştırabildiği gibi uzaklaştırabilir de. Demek ki iletişim dediğimizde konuşmaktan öte bir şeyden söz ediyoruz.

Kişisel ilişkilerin sağlam bir temel üzerine kurulması açık iletişimle olur ancak bu insanların başlarından geçen olayları birbirine anlatmasıyla sağlanmaz. Kişiler etkileşimde bulundukları sırada, o anda, bu etkileşimden doğan düşünce ve duyguları paylaşabilirlerse kendilerini açmış olurlar.

Kendini açmak ise ancak "güven duyulan" bir kişiye yapılabilir. Bir insanın karşısındakine güven duyabilmesi ise zaman içinde gerçekleşir. Kurduğumuz dostluk ilişkileri, o kişilerin geçmiş yaşantılarını öğrenip, ya da şimdiki yaşam olaylarını gözleyerek onları tanımamızla oluşmamıştır. Belki bu bilgilerin de katkısı olmuştur onların yaşantısını anlamamıza ama burada esas olan o anda, orada, bizimle ilişki içindeyken ne yaşadıklarını anlayabilmek ve paylaşabilmek ve kendi duygu ve düşüncelerimizi de ona aktarabilmektir, yani etkileşim sürecidir. http://www.mcaturk.com/61_Aile_Ici_Saglikli_Iletisim.html

 

 
« BaşlatÖnceki12SonrakiSon »

Sayfa 1 > 2

Kimler Sitede

Şuanda 101 konuk çevrimiçi

Dr. H. Emin SERT'in resmi web sitesidir.