Denemeler
|
İslam ile teslimiyet ve huzur arasında yakın ilişki vardır. Rasülümüz "eslim festerih" müslümanlığın kurallarına tam uy, huzura kavuşursun buyurmuş. İslam, selamet ve huzur demektir. İslam kelimesinin mastarlarından olan "silm" kelimesi, barış ve esenlik manasına geliyor. Elinden, dilinden emin olunmayan kişinin müslümanlığı tehlikededir. Bir kişi, yalan söyleyebiliyor, sözünde durmuyor, emanete hıyanet ediyor, düşmanlık ve zarar vermede aşırı gidiyorsa, müslümanlıktan uzaklaşip, münafıklık sahasında dolaşıyordur. İslam'ın hükümleri, insan fıtratının bütün inceliklerini dikkate almaktadır. Helal dairesi rahat ve huzura hizmet eder. Haramda huzur yoktur. |
|
|
Çılgın aslında deli ve doğru olmayan için kullanılan bir kelimedir. Ancak son zamanlarda sanki olumlu bir kavrammış gibi kullanılır hale geldi. Haber anlayışı ve olayların takdim ediliş şekli ile hakikat arası denge her daim gözetilmelidir. Halkın anlayış ve bilgilenme özgürlüğü kötüye kullanılmamalıdır. Tehditler ve çılgınlıklar, marifetmiş gibi takdim edilebiliyor. Bazı sapık kişilikler sadece meşhur olmak ve medyada görünebilmek için tehlike unsuru haline gelebiliyor. İnsanî ve sosyal gelişim, hayatın bütün gerçeklikleri ile yakından ilgilenir. Sosyal dokuyu iyi irdeler. Yanlışlıklara gidebilecek kapıların kapanması için çalışmalar yapar. |
|
İstanbul'un tarihi yarımadasını ve Haliç'i izliyorum, bir Bayram günü... Karşımda, Süleymaniye, Şehzadebaşı, Fatih ve Küçük Selimiye Camii, Kasımpaşa Büyük Camisi de selamlıyor beni, Beyoğlu'nun kasvetli kiliselerine karşı... Kur'ân-ı Kerîm'in nüzülünden aldığı ulvi değer ile beden, gönül ve beynimizi sürura erdiren Ramazan, bayram ile taçlandı. Bayram bu güzelliklerin devamının başlangıcı mı, yoksa bu manevi havaya 11 ay ara verme mi? Kim bayramı nerede, nasıl geçiriyor? Kim, ne için, nasıl bayram yapıyor? Bayram, ferdi ve sosyal hayatımıza, özlediğimiz huzur ve mutluluğu bahşediyor mu? Gerçekten arınabildik mi kötülüklerden, kin ve nefretten? Gerçekten affedebildik ve sevebildik mi etrafımızdakileri? Yoksa oluşturduğumuz karanlıklarda boğuyor muyuz ruhumuzu, kaybediyor muyuz sürurumuzu? Dünyevi ve uhrevî gerçek bayramlara erebilme temennisiyle...
|
|
İnanan insanın hayatında ibadetin çok özel bir yeri ve önemi vardır. Gece - gündüz belirli vakitlerde yapılan farz ibadet asgari ilahi buluşma anını teşkil eder. Nafile ibadetler de kulun Allah'a yaklaşmasına vesile olur. Seher ve teheccüt vakitleri müslüman için özellikle değerlendirilmesi gereken vakitlerdir. Gece ibadeti, özel kazanımların olmasına vesiledir. Şaire ilham gece gelir. Gece gelen vahiylere ayrı bir önem atfedilir. Kuranı kerimin ifadesi ile gece ibadetinin etkisi fazla, söz daha etkili ve açıktır (Müzzemmil, 73/6). Her müslüman gün içinde kimsenin müdahale edemeyeceği rabbi ile buluşma zamanı ayırmalıdır. Geceleri teheccüt ve diğer nafile ibadetler ile bu buluşma çok daha kaliteli hale gelebilir. Allah kelamı Kur'ân-ı Kerim'in bu şuurla manasına vakıf olarak okunması da hakiki buluşma ve aydınlanmaya vesile olabilir.
|
|
Mübarek Ramazan günleri bütün güzellikleri ile devam etmektedir. Her ramazanda dikkatimizi çeken bir çok uygulama olmaktadır. İnsanların gündüz oruç tutması, akşam teravih namazına koşması takdire şayandır. Ancak farz namazı kılmayıp, uzun olmasına rağmen sünnet teravihi terk etmemesi incelenmesi gereken bir durumdur. Benzer durum, gün boyu oruç tutup maddi açlığı yaşamasına rağmen, namaz ile manevi boşluğu doldurmayanlar için de söz konusudur. Ramazan ayında şeytanların bağlanmış olması ile izah edilmeye çalışılsa bile anlaşılması zor olan bazı davranışlar ile karşılaşılabilmektedir. Hayat anlayışının İslamî hassasiyetlere uygunluğu, kaliteli yaşayışı da beraberinde getirecektir.
|
|
Tunus, Mısır ve Arap alemindeki hadiseler devam ediyor. Devrik Lider Hüsnü Mübarek'in kafes içinde sedyede mahkemeye çıkarılması "Zulüm payidar olmaz" başlığını kullanmamıza sebep oldu. 1997'deki gözlem ve tecrübelerimiz, bu sonun yaklaştığını gösteriyordu. Çünkü Mısır'da zulüm ile korku üzerine bir yapı kurulmuştu. Zengin ve idaredekiler ile fakir ve vatandaşlar arasında büyük uçurumlar vardı. Bunu Kahire sokaklarında görmek bile mümkündü. Bir tarafta cilalı mermer döşeli sokaklar, bir arkada mezbelelik ve açlık sınırının altında hayat mücadelesi veren vatandaşlar. Suriye'deki hadiseler de bu sonu hızlandıracak gibi görünüyor. Değişim sözü veren Esad bunu bir an önce yapmalı ve zulme son vermelidir. Libya da bundan uzak değildir. Zulüm, baskı ve öldürme ile bir yere varmak mümkün değildir.
|
|
Mübarek gün ve gecelerde ve farklı münasebetler sebebiyle telefon ve e-posta mesajları ön plana çıkmaya başladı. Daha önceleri kişinin içinden gelenleri kartpostallara kendi kalemi ile yazdığı devirden, matbu mesajlar ve son olarak, kopyala, kes yapıştır ile ön plana çıkan mesajlar dönemine geldik. Hatırlamak ve bunu mesaj ile muhataba ulaştırmak gayet güzel bir tutum. Ancak "yapılan işe ruh katmak" ve "dualarda buluşabilmek ile bu durum teyit edilmelidir. Dua ve ibadet ile geçirilmesi gereken hususi vakitlerde sadece mesaj ve konuşma ile yetinmek doğru olmaz. Gönül diliyle konuşup duanın gücüyle irtibat halinde olabilme dileklerimizle...
|
|
Sevimsiz bir kavram olan günah, gerçekten bir girdap gibi kişiyi yutacak büyük tehlikeleri beraberinde bulundurur. Nefse çok sevimli gelen, günah, yalan, zina gibi bir çok tutum ve davranış, yapıldıktan sonra vicdanı kanatır. O "vicdan yarası" bir anlık zevk gibi görünen günahın yanında büyük bir azap haline gelir. İslam, dünya ve ahirette insanı huzur ve mutluluğa götürecek unsurları kendinde bulundurur. Aslında helaller dairesi çok geniş, haram dairesi oldukça dardır. Bazı zaman ve eğitim anlayışları sebebiyle tersi gibi görünse de gerçek budur. Ancak helal dairesini doğru şekilde kullanmayanlar ve bu yolu zorlaştıranlar, neticede insanları harama zorlamaktadırlar.
Günah girdabı, insanı yer bitirir. Bir şeyin ızdırabı, illa tadarak öğrenilmez.
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |
|