Anasayfa DinliYorum YazıYorum

DinliYorum YazıYorum

Yasal Düzenlemeler PDF Yazdır ePosta
85 yıllık Cumhuriyetimiz, kanun ve yönetmeliklerinin yeterliliği, sosyal ve hukuki açılımlar noktasında hâlâ ciddi problemler yaşamaktadır. Yasal Düzenleme Türkiye'nin en ciddi problerinden biridir. Bu tür problemleri görünce meclisimizdekiler ne yapıyor diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.
Mevzuatlar sistemin işlemesini rahatlatmıyor aksine tıkanıklıklara sebebiyet veriyorsa ciddi promlemler söz konusu olabilir.
İnsanî ve sosyal değerler, dikkate alınmadan oluşturulan sistemler verimli olamazlar.
 
Kötülüğün Riski-İyiliğin Gücü PDF Yazdır ePosta
Kötü yönetici, çalışanların kalp krizi riskini artırıyormuş. Evet, kötülük, ortama olumsuz enerji yayar. Bu tür kişiler ile bir arada bulunmak  insana rahatsızlık vericidir. İnsanî ve sosyal gelişim bu noktalarda devreye girecektir.
Aslında kimse bir davranışı salt kötü olduğu için yapmaz. Ama sağlıklı bilgi ve danışmanlık sistemi çalışmayınca, hangi davranışın nasıl sonuçlar getireceğini fark edemeyenler, hem kendilerine hem de kurumlarına kötülük yaparak riskli bir yola girerler. Kötülükleri iyilikle ortadan kaldırabilmek de ayrı bir maharet gerektirir.
İyilik ise ortama güzel enerji yayar. İyi yöneticiler ile çalışabilmek hem kurum, hem çalışan için bir ayrıcalıktır. Toplam kalite yönetimini gerçekten tatbik etme gayretindeki kurumlar, bu noktda hassasiyet gösterirler.
"İnsana iyilik yaraşır, görse de ikrah,
Zira doğruların yardımcısıdır, Hz. Allah!"
Biz "iyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir" diyen bir kültürün mensuplarıyız.
Bunun yanında "İyiliğe iyilik, her kişinin kârı, kötülüğe iyilik "er" kişinin kârı" deyimimiz de dikkat çekicidir.
 
Doğal Afetler PDF Yazdır ePosta
Hastalık, kaza gibi doğal afetler, dünya hayatının geçiciliğinin göstergelerindendir.
Sözgelimi dünya her daim gök taşlarının tehdidi altındadır. Dinozor neslinin bir meteor çarpması sonucu yok olduğu ile ilgili yaklaşımlar vardır. Magmalar, patlamalara sebep olabilir. Dünyamız aslında pamuk ipliğine bağlıdır. Çok hassas dengeler ile varlığını sürdürmektedir. Cüsseli dağlar volkanik patlama ile yerle bir olur.
Dünyamız her an büyük tehlikeler ile karşı karşıyadır. İnsan, Rabb'i karşısındaki yerini iyi fark etmeli, fani hedefleri, baki hedefe uygun olarak dizayn etmelidir. Aksi halde ertelemeler, her an bir felaket ile ebedi hayatı kaybetmeye sebep olabilir.
Depremler ile hayat ve yapılar sona erer. Dünya üzerinde yaklaşık 2 dakikada bir deprem olmaktadır. Bunların bazıları insanlar tarafından fark edilebilir. Hiçbir teknoloji bu büyük afetleri durduramaz. Okyanustaki depremler tsunami ile 30 m. dalga halinde kıyı şeritlerini mahveder.
Tayfun ve kasırga diğer doğal afetlerdendir. Şiddetli fırtına nice yat ve katları çöp yığını haline çevirir.
Sel baskınları da nicelerinin servetini alıp götürürü. Tarih boyunca olduğu gibi günümüz ve gelecekte de bu devam edecek. Ölümü hatırlatan bu ibretli felaketlerden ders almak gerekir.
 
Bizim Evin Halleri PDF Yazdır ePosta
atv'de yayınlanan "Bizim Evin Halleri" adlı dizi gerçekten sizlerin evindeki durumu yansıtıyor mu? Yoksa bazıları, duygusal hassasiyetler ile toplum mühendisliğinin uzantısı olarak oynamaya mı çalışıyor? Yoksa bazı yapımlar ve Tv dizileri hoşgörülmeyecek davranış kalıplarını kanıksanır hale mi getirmektedir?
Evlerimizin baş köşesine yerleştirdiğimiz ve çoklarımızın evinde kapanmaz hale gelen ekranlar hangi değerlerimiz törpülemektedir?
 
Trafik Terörü PDF Yazdır ePosta
Son günlerde, içimiz verdiğimiz şehitlere yanıyor. Aktütün'de 17, Hatay'da 1 ve daha birçok farklı noktalarda kurban verdiğimiz genç vatan evlatları... Yüreğimiz yanıyor... Ölüm bir gerçek... Keşke şehit olarak ölebilsek... En yüce mertebe...
Ancak dün rasgeldiğim bir radyo programı farklı noktalara da dikkat etmemeiz gerektiği mesajını veriyordu. Dokuz günlük bayram arasında trafik terörüne verdiğimiz kurban sayısı, 146... bu çok ciddi bir sayı değil mi? Ne zaman tebbir ve ibret alacağız. Topyekün bilinçlenme ne zaman nasıl olacak...
 
Şehitliğin Değeri PDF Yazdır ePosta
Vatan topraklarını savunabilme noktasında 17 şehit verdik... İçimiz yanıyor... Türkiye ile ilgili birçok yerde yayınlanan haritaları görünce bu yaklaşım ve destek nerden kaynaklanıyor, anlaşılıyor. Ancak bizim kimseye verecek toprağımız olmadığı gibi daha haklarımız da var. Bu tarihi gerçeği göz ardı etmemek gerekir.
Ancak bizi teselli eden hususlar da var... Her insan bir şekilde ölecek... Tendeki can emanetini şehit olarak verebilmekten daha büyük bir mertebe yoktur. İnsanlar, şehitlerin ne güzellikler yaşadıklarını bilseler, şehit olarak ölebilmek için can atarlardı... Nitekim Rasulullah Efendimiz (s.a.v.) şehitlerin duydukları hazzı yaşayabilmek için tekrar dirilip tekrar şehit olmayı isteyeceklerinden bahsetmektedir.

ÂLİ IMRÂN (3) suresi ayet 169-170
وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ قُتِلُوا فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًا بَلْ اَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ
فَرِحٖينَ بِمَا اٰتٰیهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِهٖ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذٖينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.”
“And reckon not those who are killed in Allah's way as dead; nay, they are alive (and) are provided sustenance from their Lord; Rejoicing in what Allah has given them out of His grace and they rejoice for the sake of those who, (being left) behind them, have not yet joined them, that they shall have no fear, nor shall they grieve.”

 
Ekrandan Esintiler PDF Yazdır ePosta
"Yazmak içinden geldiği gibi konuşmaktır. Çünkü kimse sözünüzü kesemez."

Bilgi ve tecrübeye dayalı olarak içinden geldiği gibi yazabilen kalemlerin önünde durulmaz. Sansür ve kontrol ile zincire vurulan kalemlerin durulamayacağı gibi... Yazdıkları değerlendirilenler, yaşadıkları çağı değiştirebilirler. Yazıp kenara koyabilenler de unutulmayacaklardır. Van Gogh'un sanatı bunun en güzel örneğidir. Tohumun toprakla buluşması ve gelişmesi için gereken zeminleri oluşturmayan fert, toplum, kurum ve devletler kendilerine yazık ederler.

 
Kültür ve Tarih Bilinci Platformu’nun Doğuşuna Yolculuk-I PDF Yazdır ePosta

Kültür ve Tarih Bilinci Platformu’nun Doğuşuna Yolculuk-I

 

Elazığ Sugözü Köyü

Cuma öğleden sonra Doğukent’e bir dost ziyaretine gitmiştim. Etrafı temaşa ederken Sugözü Köyü dikkatimizi çekti. O köyde görev yapmış olan dost, güçlü kaynak suyundan bahsedince ziyarete niyetlendik.

Kaynağından suyu içtik. Misafirperver bahçe sahiplerinin kiraz, dut ve erik ikramlarını kabul ettik. Sugözü Camii’nin ayrı bir özelliği var. Çünkü Elazığ Eski Saray Camii’nin taşlarından yapılmış. Hemen camiinin yanındaki asırlık çınarın nelere şahit olduğunu düşünerek tarihe doğru bir seyahat ettik. Kimler o çınarın dibinde gölgelenmişti. Çanakkale ve Sarıkamış destanları yazılırken bu çınar ne durumdaydı. Orda bulunan minarede eski yerinde 94 yıl ezan-ı Muhammedi okunduğu yazılıydı. Çınar ise en az 150-200 yıllık bir tarihe şahit olmuştu.

 
« BaşlatÖnceki123SonrakiSon »

Sayfa 1 > 3

Kimler Sitede

Şuanda 104 konuk çevrimiçi

Dr. H. Emin SERT'in resmi web sitesidir.