|
İnsan çok defa kendi stresini kendi üretir. Bazen etrafındakileri de bu stresin içine çekmeye çalışarak bir şey yaptığını zanneder. Asıl stresten kurtulma, olumlu değişim ile mümkün olabilir. Yakınımızdaki insanlara bulaştırmaya çalıştığımız stres bizi daha fazla çıkmaza sürükleyebilir. "İnsan kendi kendinin doktoru olmalıdır." Yani kendini iyi hissetme noktasında olumluya yönlenmeyi öğrenmelidir. Bir olay olup bittiğinde aşırı stres üretme yerine "Hayır vaki olandadır" inancı ile hadiseleri anlamlı hale getirebilmelidir. İyiye yönelme, stresi devre dışı bırakmaya yardımcı olabilir. İfade ve istifade prensibi ile her daim faydalı bir şeyler yapmaya çalışmak, gelişime katkı sağlar ve stresten uzak tutar.
|
|
|
Huzurlu hayat, insanî ve ilahi değerleri canlı tutmak ile mümkündür. İdeolojilere feda edilen bilim ve maddileştirilen insanlık, ciddi bir bunalımın eşiğindedir. Cinnetler, toplu katliamlar, savaşlar ve barbarlıklar bunun acı göstergeleridir. "Allah yarattığını bilmez mi? O her şeyden haberdardır" (Mülk, 14) ayeti bu duruma da işaret etmektedir. Din anlayışımızda ciddi kırılma noktaları oluşmuştur. Hıristiyanlıktaki ilim din çatışması, uzun yıllar İslamî hakikatleri de gölgelemiştir. Asil bir duruş ve açılım gösteremeyen devrimiz müslümanlarının bu noktada önemli sorumlulukları vardır. Değerler ile beslenen huzurlu hayat, herkesi rahata erdirebilecektir. Artık madde ile gerçek huzura erişilemeyeceğinin anlaşılması vaktidir.
|
|
Herkese huzur ve mutluluk bahşetmeyi güvence altına alan, değer ile donatılmış sistemler kalıcı olabilirler. Küçülen dünyada çatışmaları değil, uyuşmayı ön plana çıkaracak, temel değerleri dikkate alan yaklaşımlara ihtiyaç vardır.
|
|
Makamlar, bir hizmetin yürütülmesi için ihdas edilir. Her makam ve yerin bir gereği vardır. Bulunduğu makamdan güç alan değil, makama güç veren olmak gerekir. Makamlar gelip geçicidir. Orada kalıcı hizmet üretebilmelidir. Hizmet bilinci, ile hareket etmek verimliliğe götürür.
"Her kişi, kendi kabiliyet ve kapasitesinden sorumludur."
|
|
Eğitim ve insan yetiştirmenin en önemli gereklerinden biri ortam oluşturmaktır. İnsanı nasıl yetiştirmek ve düşündürmek istiyorsanız ona göre ortam oluşturmak gerekmektedir. Bir müze ortamı, insanı tarihin derinliklerine götürebilir. Kütüphane atmosferi ise okumayı ve öğrenmeyi teşvik eder. Bir orman veya kır gezisi, tabiatla iç içe olmanın duygulanımlarına yol açar. Okullarımız, evlerimiz ve sokaklarımız neye göre dizayn edilmektedir? Dizilerimiz ve oyunlarımız ne gibi ortamlar oluşturmakta ve mesaj vermektedir? Hadiseleri ortam oluşturma penceresinden de değerlendirebilmeliyiz.
|
|
Telefonlar, cep telefonları ile hayatımızın her anına hükmeder duruma geldi. Hiç beklenmedik an ve yerlerde çalan telefonların bazen susmasını bekler olduk. Peki telefon kaç defa çaldırılır? Bu 3 ile 5 kez arasında değişebilir. Çok önemli ve yoğun kişileri, 3 kezden fazla çaldırmak uygun olmayabilir. Kişinin durumuna göre 4 veya 5 kez de çaldırılabilir. 5 defa çaldırdırtan sonra 5 dk. ara vererek, tekrar aramak uygun olabilir. Zaten kişi müsait olduğunda sizi arayacak veya çağrı bırakacaktır. Bu ve benzeri konularda tecrübe ve düşüncelerinizi paylaşmanız, sosyal bilincin oluşmasına katkı sağlayacaktır.
|
|
Her insan özel donanım ve vazife ile hayata gelir. Hayat Sermayesi bu özellikleri keşfedip kullanarak ebedi hayatı kazanma fırsatıdır.
Her insan yapabileceklerinin en güzelini gerçekleştirmek ile sorumludur. Herkes kainatta kendisine ait fiziki ve sosyal boşluğu dolduracak olursa sistem sağlıklı işleyecektir. Bu gerçeklerden gafil kişiler kendilerine zulmetmektedirler.
|
|
İletişim, insanlar ve canlıların en önemli faaliyetlerindendir. Psikolojik varlık olan canlılar ve özellikle insan iletişim ortamlarını iyi ayarlamalıdır. Bu konuları irdeleyen iletişim psikolojisi başlı başına bir ilim olma yolundadır. İletişim anındaki, tutum, davranış ve atmosferi iyi yönetebilmek gerekmektedir.
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 3 |