|
Fıtrat, pusula gibi insana istikametini gösteren yaratılış şifrelenmesidir. Nitekim dini fıtratı dikkate aldığımızda; dinden tamamen soyutlanmış toplum ve kişilere rastlamak adeta mümkün değildir. Bütün olumsuz yaklaşım ve propagandalara rağmen insan kendi hakikatini inkâr ederek gerçeklerden kurtulamamaktadır. İşte bu öz, yaratılış ve fıtrat gerçeğini ortaya koymaktadır.
Kendini ve kimliğini tanımayıp inkâr eden insan, artık insan da değildir. Düşünüp araştıran insan ise, kendinde hem kendi konusunu, hem de kendisinin bilgisini bulur. Öz denen fıtrat, eğer kirlenmemiş ise, her zaman aynı kalır ve insanları bir yöne doğru adeta cezb eder. Mesela, bütün insanların bir güçlük ve sıkıntı içindeyken Yaratıcı’yı hatırlaması fıtrat ile doğrudan alakalı bir durum olsa gerektir. Bu durum, Kur’ân’ın vurgularıyla da örtüşmektedir. İslam literatüründeki fıtrat kavramı, insanın tabiatı itibariyle temelde Yaratıcı’ya ve iyiliğe dönük bir varlık olması şeklinde özetlenebilir.
|
|
|
Özlenen Yaklaşım ve Açılımlar
Fıtrat, insan tabiatını ve yaratılış gerçeğini ifade eder. Her insanın kendine has mizacı vardır. Ama bunun yanında bazı temel yaratılış kanunlarından da söz etmek mümkündür. "Akıl için yol birdir" atasözümüz bu gerçeğe işaret eder. Ama bu akıl, vicdan ve fıtrat bozulmamış ve kirlenmemiş olmalıdır.
"Dışarıya bakan hayale dalar, İçeriye bakan uyanır" der Carl Jung. Evet öze dönüş ve bakış insanda çok farklı dünyaları kapılar arayabilir. Ama görebilmek için ilmin ve vahyin ışığına ihtiyaç olabilir. Aksi halde modern resimde olduğu gibi insanın iç dünyasının keşmekeşi tuvale veye hayata yansır.
Her insanda fıtrat olarak ifade edilebilecek bir öz vardır. Bu öze ulaşabilmek için bazen çaba sarf etmek gerekebilir. Fıtrat merkezli yaklaşım ile inanan, inanmayan, eğitim gören, görmeyen, medenî veya değil, her insana ulaşmak mümkündür. Ancak o kişinin de iletişime açık olması gerekir.
|
|
|
|
|
|
|