Anasayfa HaberYorum

HaberYorum

Ayrımcılığa Karşı Gönül Bağlarıyla Birleşmek PDF Yazdır e-Posta
Misafir Kalem
Tarih: 25.02.2010

Yüce dinimiz İslam, insanın kendisi, çevresi ve Yüce Yaratan ile ilişkilerini sağlıklı şekilde kurabilecek bir bilinç, iç barış ve özgüvene kavuşmasını gaye edinmiş; dünya ve ahiret, madde ve mana dengesi ile iman, akıl, bilgi, düşünce ve duygunun ahenkli birlikteliğine büyük önem vermiştir. Toplumsal hayatta ahenk, huzur, bütünlük ve dayanışmayı gaye edinen İslam, insanlar arasında ırk, dil, renk, cinsiyet, inanç ve kültür başta olmak üzere farklılıkları ve eğilimleri tabii bir olgu olarak kabul etmiş, fakat bu farklılıkların toplumsal ayrılıklara ve ayrımcılığa dönüşmesine hiçbir zaman onay vermemiştir.

 
"Etmeyin" ve "Edinler" PDF Yazdır e-Posta

Güzelliğine binaen paylaşılmıştır.

 

"ETMEYİN"ler

 

Emanete ihanet etmeyin.
Hâlinizden şikâyet etmeyin.
Boş şeylerde israr etmeyin.
Cahillerle sohbet etmeyin.
Nefesinizi boşa tüketmeyin.
İnsanları bekletmeyin.
Hayatınızı mahvetmeyin.
İnsanları yüzüne karşı methetmeyin.
Kötülüge meyil etmeyin.
Malınızı boşa sarf etmeyin.
Sırrınızı açık etmeyin.
Her şeyi merak etmeyin.
Suçunuzu inkâr etmeyin.

Şerefinizi kaybetmeyin.

Vatanınızı terk etmeyin.

 

"EDİN"ler

Büyüklere hürmet edin.
Sıkıntıya sabredin.
Aza kanaat edin.
Hatanızı kabul edin.
Varken, tasarruf edin.
Alimlerle sohbet edin.
Sofranıza davet edin.
Seviyorsanız, ifade edin.
Kalpleri fethedin.
Misafire ikram edin.
Muhtaca yardım edin.
Hakkı teslim edin.
Unutacaksanız, kaydedin.
Gariplere merhamet edin.
Kazanmaya gayret edin.
Çalışanı takdir edin.
Başarıyı tebrik edin.
Mazereti kabul edin.
Her an tevekkül edin.
Hastaları ziyaret edin.

Herkese tebessüm edin.

 

Ve...
Bu yazıyı derleyene, DUA EDİN :)

 
8 Mart... Dünya Kadınlar Günü... PDF Yazdır e-Posta
Misafir Paylaşım
Hala hak arıyor kadınlar... Kimi dövüldüğünden şikayetle sığınma evlerine koşuyor, kimi eğitim alamadan cahalete kurban oluyor, kimi okumak istese de üniversite kapısından çevriliyor.

Partiler, adaylar arasına kadın kontenjanı koymakta zorlanıyor...
Hala sürüyor kadının kendini ve yerini arayışı....

Bugüne armağan olarak işte bazı notlar.
 
BUNALIM VE İNTİHAR PDF Yazdır e-Posta
Misafir Kalem

10 Eylül tüm dünyada (intiharı önleme günü) olarak değerlendiriliyor (DSÖ) Verilerine göre 40 saniyede bir intihar olayı 3 saniyede bir intihar girişimin gerçekleştirildiği bildirilmektedir.
SEBEPLER
1. Geçimsizlik (Maddi ve Manevi)
2. Aile ve Çevre Baskısı
3. Örf ve adetten kaynaklanan olumsuzluklar
4. Kendisini anlatamama, Sabırsızlık, Hoşgörüsüzlük
5. İtikadi anlamdaki zayıflık

BUNALIM VE INTIHARIN ÖNLEMİ

 
Hak, Güç ve Hürriyet PDF Yazdır e-Posta
Bilginin bile güce ve ideolojiye kurban edildiği fitne dönemlerinde hak ve hürriyete ulaşmak zor olmaktadır.
Güçlü olanlar, kamuoyunu ve hatta hukuk sistemini bile etkileyebilmektedir. Birileri de hürriyet kavramının ardına sığınıp her istediğini yapma çabasına girişebilmektedir.
Laiklik ve Fransız devrimi ile hürriyetlerin beşiği olarak lanse edilen Fransa'da "Helal Mönü'ye Ayrımcılık Soruşturması" haberi bana bu satırları yazdırdı.
Nerde kaldı din ve inanç hürriyeti? İnancına uygun giyinilemeyen, yenilip-içilip, davranılamayan yerde hangi hürriyetten, kim, nasıl bahsedebilir?
 
Madımak Meselesi PDF Yazdır e-Posta
Muhatabı belli olmayan bir toplumsal taşkınlığı ve müessif bir olayı ön plana çıkarıp ayrıştırmaya sebep olacak davranışlardan uzak durulmalıdır. Sivas'taki Madımak otel müze yapılacak olsa içinde ne tür şeyler sergilenecek? Her daim görüldüğünde insani değer ve duyguları rencide edecek bir şeyi sergileme kime, ne fayda sağlayacak? Böyle bir müzenin, toplumsal doku, genç ve çocukların masum duygularına nasıl etki edeceği üzerinde düşünen var mı? Kim, bu olayı, kimlere, nasıl yansıtacak? Otel ise otel olarak devam etsin veya mülk sahibi nasıl devam ettirmek istiyorsa bırakın özgürce davransın.
Olay olan her yer müze haline gelecek olsa daha çok fazla mekan müze olmalıdır.
 
Türk Televizyonlarının Bıraktığı Kötü İzlenimler PDF Yazdır e-Posta
Türkiye'den yayın yapan Televizyonların bazı programları içte ve dışta kötü imaj ve ahlaki çöküntüye sebep olacak tarzdadır.
Bu kötü izlenimleri ortadan kaldıracak tedbirler alınmalıdır.
 
Evlilik ihtiyaç mıdır? PDF Yazdır e-Posta
Yaratılışımızın hakikatinde "âcizlik" vardır.

Rabbimiz kullarını birbirine muhtaç ve birbirini tamamlayacak şekilde yaratmıştır.
İnsanoğlu hayatını bir ötekiyle paylaştığı oranda mutluluğunu arttığı gibi acısı da azaltır.
"İnsanın ihtiyacını en fazla tatmin eden kalbine mukabil bir kalbin mevcut olmasıdır," hakikatine binaen, kişi ancak yuva kurarak ihtiyacını tatmin etmektedir.

İnsanın hayatta huzur ve mutluluğu ancak iyi bir evlilikle mümkün olmaktadır. Onun içindir ki, evlilik tarihi insanlık tarihiyle başlar.
Yüce Mevlâmız, mevcudatı çift yaratmıştır.

Kur'ân-ı Kerim'de bu gerçek şu ayetle ifade edilmektedir;
"Her şeyden çift çift yarattık ki, iyi düşünesiniz."
Erkek ve kadın bir bütünü tamamlayan iki parça gibidir.

Bu iki cins ruhî ve fizikî yapıları gereği birbirlerine üstünlük kuramayacakları derecede birbirlerine muhtaç yaratılmışlardır.

Evlilikle iki cins arasında çok güçlü bir bağ kurulur. Bu bağ sayesinde kişi kendini bütünleşmiş hisseder ve bilir ki, bu birliktelik sadece dünya hayatıyla sınırlı kalmayıp ahiret hayatı boyunca da devam edecektir.
Evlilik sağlıklı yaşamın önemli bir dinamiği olmasından dolayı bütün semavî dinler tarafından ısrarla desteklenmiş, kutsal sayılarak teşvik edilmiştir.
Kişi evlilikle beraber hayatı iki kişi olarak yaşar, güçlüklere karşı birlikte savaşır, bu da psikolojik olarak insanın kendini daha iyi hissetmesine sebep olur.

Bunun içindir ki, evlilik maddî ve manevî bir direnç ve güç kaynağıdır.

Yapılan bilimsel araştırmalarda uzun ve sağlıklı yaşamanın temelinde en önemli sebep olarak "mutlu bir evlilik " olduğu tespit edilmiştir.
İyi bir evlilikle kişi kendini "güven" ortamında hisseder, çocuk sahibi olarak ebeveyn olma arzusunu da ancak evlilik sayesinde elde eder.
Yine eşlerin saygın bir aile ortamında birbirlerinin benlik değerini (self-esteem) arttırdıkları gözlenmiştir.

İyi bir evlilik ilişkisi aynı zamanda terapatik bir ilişkidir de, yani bir yanıyla tedavi edicidir. Mutlu bir evlilikte eşler birbirinin hem arkadaşı, hem dostu, hem de yardımcısıdır.
Evlilik bireysel ihtiyaç olduğu kadar, toplumsal ihtiyaçtır.
Tarihin kaydettiği bütün topluluklarda, aile kurumu önemli yerini her zaman muhafaza etmiştir.

Evlilik toplumun huzuru, insanlığın barışı için son derece önemlidir.
Ailede yaşanan çözülmelerle, toplumsal çözülmeler her zaman paralellik arz etmiştir.
Çünkü aile toplumun hem çekirdeği, hem de temelidir.

Toplumların geleceğinin ancak mutlu ve sağlıklı ailelerle mümkün olduğunu unutmayalım.

 

Yasemin Uçal Abdullah

bizim aile dergisi

 
« BaşlatÖnceki12345678910SonrakiSon »

Sayfa 1 > 14

Kimler Sitede

Şu anda 21 konuk çevrimiçi

Dr. H. Emin SERT'in resmi web sitesidir.