|
|
|
Her şeyin bir varlık sebebi ve ruhu vardır. Ruhuna uygun olmayan şey rahatsızlık verir. Yapılan işin de bir ruhu olmalıdır. Hedefi ve ruhu olmayan işten verimli bir netice alınmaz. Gerek devlet işi, gerekse özel iş olsun, iş ruhundan uzak olunca çalışanlar mutsuz olurlar. Kurum kültürü yapılan işe katılacak ruh ile kıvama erer. Yapılan işe ruh katabilmenin yolları aranmalı, bulunmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Bu herkesin faydasına olan bir durumdur. İnsani ve sosyal gelişim anlayışının önemli hedeflerinden biri, yapılan işe ruh katmaktır.
|
|
Kişiliksizleştirme Operasyonları |
|
|
|
|
Gücünü farklı kaynaklardan alanlar, kişilikli duruşları devre dışı bırakabilmek için kişiliksizleştirme operasyonları yapabilmektedirler. Bilinmelidir ki, güç ve yetkiler geçici olarak insanlara verilir. Herkes kişiliğine göre tutum ve davranışlar sergiler. Adalet, ehliyet ve liyakate uygun tutum ve davranış sergilemeyenler bunun hesabını bir şekilde verirler. Bu çok açık ve net bir gerçek iken hala bazıları neden bu türlü kalitesiz tutum ve davranış sergilerler? Belli noktalarda bulunanların sıradan ve kalitesiz bir tutum sergilemesi kabul edilemez. Çünkü makamlar emanettir. Emanete hıyanetin bedeli ağır olur. Dünyanın hızlı bir değişim geçirdiği, Türkiye'ye büyük vazifelerin yüklendiği bir dönemde göz bebeği konumundaki kurumlar, misyon ve vizyonlarını devre dışı bırakacak ayak oyunları ve küçük hesaplar ile uğraşmamalıdır.
|
|
Akıl için yol birdir. Hak ve hakikati arayan bir şekilde mutlaka bulur. İletişimde aslolan farklılıklarda ortak noktaları görebilmek ve gelişime dönük paylaşımda bulunabilmektir. İdeolojiye kurban edilmeyen ilim, temel bazı noktalarda ittifak eder. Yaptığımız çok farklı görüşmelerde insan tabiatı dediğimiz özü yakalamak bize heyecan vermektedir. Basit ve küçük hesaplar, ile geniş dünya dar edilmemelidir. Unutulmamalıdır ki küçük hesaplar yapanlarını küçültür. Kişinin asıl karakteri, varlık ve makam sahibi olduğunda açığa çıkar. Akıl için yol birdir, gerçeğine teslim olabilenler bir şekilde hedefe varırlar.
|
|
İnsan duygusal bir varlıktır. Yaşanan her bir şey, kişiliğin şöyle ya da böyle bir parçasını oluşturur. Kişi ömrüne göre 10, 20, 30 yıl önce yaşadığı yer ve hatıraları yeniden yâd ettiğinde farklı duygulanımlara kapılmaktadır. Eski dostlar ve mekanlar, zaman zaman ziyaret edilmeli, hayatın akışına farklı renkler katılmalıdır. Monotonlaşan hayat bazen sıkıntı ve verimsizliğe sebep olabilir. Kişinin kendi varlık sebebini keşfederek, bir hayat tarzı ortaya koyması gerekmektedir. Mazideki olumlu yönlerden güç almak, hali değerlendirip, istikbale hazıklık yapmak gelişim için gereklidir.
|
|
Tebliğ, bir hizmet ve davayı insanlığa ulaştırmayı ifade eden köklü bir kavramdır. Birçok kavram değer kaybına uğradığı gibi bu kelimemizin kullanımında da anlam kaybını görmemiz mümkündür. Temsil ise bir güzelliği canlı hale getirmek ile ilgilidir. Allah'ın insanlığın kurtuluşu ve hayat bulması için gönderdiği dini iyi yaşamalı ve temsil edebilmelidir. Temsil edilemeyen bir davanın yaşatılması zordur. İslam yücedir. Onun üstünde bir yücelik yoktur. Önemli olan bu yüceliği temsil edebilmektir. Bu yüceliği temsil edemeyenlerin hesap vermesi zorlaşır. Düzelme nefisten başlar. Herkes başkasını düzeltmeye çalışmaktan vaz geçerek kendine çeki düzen vermeye gayret etmelidir. Bu yapılabildiğinde her şey çok daha çabuk güzelleşecektir. Rasulüllah efendimizin üsve-i hasene "en güzel örnek" olması da bu temsil ile alakalı olsa gerektir.
|
|
Its easier to go down a hill than up it but we know that the view is much better from the top; challenges makes life more interesting and overcoming them is what makes life meaningful; the force comes from inside you and it will show. The only realistic method to keep peace in spite of conflict is the spirit of dialogue, truly respecting each other and understanding their points of view; we need to try and solve problems in spirit of reconciliation and love.
|
|
Neden İnsani Değerler Derneği |
|
|
|
|
İDD İnsani Değerler Derneği'nin "Siyaset ve İnsani Değerler" konulu kahvaltılı toplantısında Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek konuşmasına; İDD nin kurulmasına neden ihtiyaç duyuldu? Sorusunu tahlil ederek başladı. Kurucuların mutlaka insani değerlerle ilgili bir endişeye dayalı değer aşımına karşı durabilme düşüncelerinin olduğu kanısını paylaştı. Kanun ile her şey halledilmez. Aslolan günlük hayatın akışı içinde insani ve sosyal değerleri yaşatabilecek zeminleri oluşturmaktır. TBMM Kanun fabrikası gibi çalışır hale geldi. Onbinin üzerinde kanun var. Ama sosyal hayat ve değerler sadece kanun ile şekillendirilemez. Sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, kamu kurumları ve meclis işin bir tarafından tutayım derse verimlilik ortaya çıkar. İşte bu noktada İnsani değerler derneği farklı proje ve yaklaşımlar ile koordinasyon ve işbirliği sağlayabilecek bir pozisyondadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |