|
İdeolojiler devri sona ermiştir, sadece bazıları devam ettiğini sanabilirler. 1945'de Faşizm, 90'lı yıllarda Komünizm, 2000'li yıllarda Kapitalizm son bulmuştur. Şu anda Materyalist zihniyet de krizler yaşamaktadır. Tüketim anlayışı, değerlerin de tükenişine sebep olmuş, insanlık ciddi bir beklenti ve arayış içine girmiştir. İnsanlığın aradığı huzur ve mutluluk kaynağını temsil edenlerin durumu, bu noktada önem arz etmektedir. Müslümanların hali, İslam'ın önünde engel olarak durmamalıdır. "Tebliğden önce temsil bilinci"yle ahlâk-ı hamide hayatımıza intikal ettirilmelidir. İman, ibadet, muamelat ve ahlaki güzellikler ile bezenen müslümanlar, kendileri ve insanlık için kurtuluş kapısını aralayabileceklerdir. |
|
|
Bölgemizde dış güçler etkisi ile oluşturulan suni ayrımlar son bulmaya doğru gidebilir. Sosyal, kültürel ve dini bağlar, toplumları birbirine yaklaştırır. Yapay birliklerin oluşturulmaya çalışıldığı günümüzde yapay ayrılıklara son verme zamanı gelmiştir. Mısır, Arap ve İslam dünyasında etkinliği olan bir ülkedir. Son hadiseler iyi değerlendirilebilir ve yeni devlet düzeni sağlam zemine oturur ise her şey çok daha güzel olacaktır. Türkiye'nin kutup yıldızı gibi algılanması çok iyi değerlendirilmelidir. Türkiye içte ve dışta sağlam köklerden beslenir ise, bölgesinde ve genişleyen çevrede lider ülke olabilir. 57 Müslüman ülke, dünya nüfusunun %25'ini oluşturmaktadır.Bu ülkelerdeki üretim, yönetim ve paylaşım sağlam olur ise gelecek daha iyi olacaktır. |
|
Medeniyetler ittifakı projesi, küresel çaptaki ayrışmaların panzehiri olabilecek mi? Küresel çaptaki gelişim ve değişim, insan ve toplumlar tarafından desteklenmeden olabilir mi? Dini, insani, sosyal ve kültürel değerler, hayatın lokomotifidir. Temel insani değerler belirlenip herkese huzur verecek şekilde devreye aınmalıdır. Hak, adalet, ehliyet, liyakat çerçevesinde asgari hayat şartlarının belirlenip herkese takdim edilmesi gerekir.
|
|
|
Türkiye, dünyadaki hızlı değişim ve dönüşüm noktasında çok farklı ve kritik bir rol üstlenebilecektir. Batı'nın çöküşü ve doğunun yükselişi ortasında, Türkiye, duruş ve tablosunu güçlü tutar ise mihver ülkedir. Irak'taki belirsizlik, Suriye'deki olaylar, İran, Afganistan ve bölge ülkelerindeki yaşananlar, Türkiye'nin yaklaşımları ile şekillenebilir. Kafkaslar, Balkanlar, Ortadoğu, Avrupa Birliği, NATO derken bazı gelişmeler tehdidi içinde barındırmaktadır. Kendi iç bünyesinde, devleti, milleti ve tarihiyle bütünleşmiş, köklerinden beslenen Türkiye olumsuzlukları fırsata çevirebilir. Komünizm ve kapitalizmin bitiş noktasında, manevi ve insani değerlere dönüş süreci iyi yönetilebilirse birçok kapı kendiliğinden açılacaktır.
|
|
Dünyadaki hızlı değişimler yeni arayış ve beklentileri ön plana çıkarmaktadır. Asıl insanlığın maddeden huzur bulamayıp manaya doğru arayış içinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu süreci iyi yönetebilmek gerekiyor. Temsil kabiliyetini güçlendirerek, tablomuzu netleştirmek durumundayız. Bu sorumluluğu yerine getiremeyenler tarih önünde hesap vermekte zorlanacaktır. Dünyanın yeni ekseni; doğunun yükselişi, batının çöküşü esnasında, mihver ülke Türkiye'nin duruş ve süreç yönetimine göre şekillenecek gibi görünmektedir.
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |