Toplumsal Gelişim
|
Toplumun maneviyat ve dine ilgisi, her geçen gün artmaktadır. Madde/makam ile huzur ve mutluluğun olmadığı, acı tecrübeler ile anlaşılmaya başlanmıştır. İnsanlığın beklentisini karşılayacak şekilde, dini değerleri hayata taşımanın yolları bulunmalıdır.
İslam Dini; insani ve sosyal değerleri, istikamet üzere şekillendirmeyi hedefler. Fıtrata uygunluk ve İlahi rehberlik, sosyal din anlayışını şekillendirir. İnsan ve toplum, dine uymakla huzur ve mutluluğa erebilir.
Gündemimiz "tebliğden önce temsil" olmalıdır. Müslüman kimliğini taşıyanlar, İslami güzellikleri ne kadar yaşayıp temsil edebiliyorlar?
Din ve ilahi rehberlik, Hz. Adem (a.s) ile başlamış, Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Kur'ân-ı Kerim ile devam etmektedir. Kişi bu ölçülere uyduğu kadar, İslami bir değer taşır. |
|
|
Bir haberi doğrulamadan karar verip tutum ve davranışa geçmek, pişmanlıklara sebebiyet verebilir. Cemiyet hayatı insanların kalitesi ile doğrudan ilişkilidir. Yalan, iftira, dedikodu, kin, nefret, ihanet ve intikam gibi olumsuzlukların arttığı zamanlarda kim ile ne kadar yakın olabileceğini kestirmek zordur. Her türlü kötülük ve ikiyüzlülükten uzak olabilmek, kaliteli hayat için gereklidir. Bulaşmak isteyen, bulaşık olur. Temizlenmesi uzun zaman ve enerji gerektirebilir. Stresli zamanlarda, aile üyeleri birbirine özverili destek vermelidir. Teklif ve açıklamalar, bütün ile sağlam irtibatlı ve beklentiyi karşılayacak türden olmalıdır. Bir haber doğrulanmadan o habere bağlı olarak olumlu veya olumsuz bir tutum ve davranış sergilemek hayat kalitesini bozabilir. |
|
Mülkiyet hakkı, dokunulmazdır. Bu hakkın tescili, tapu ile olmaktadır. Tescile giden yol da kadastrodan geçmektedir. Kadastro uygulamaları ve kayıt esnasında bilgisine başvurulan kişilerin güvenilirliği bu noktada çok önem arz etmektedir. Bilhassa kendi köy, mülk ve yurtlarından uzak kişilerin geride bıraktıkları mallarda bu durum ve çeşitli problemler gün yüzüne çıkmaktadır. Köyde oturan yakın akraba farklı tutumlar ile haksız tesciller yaptırabilmektedir. Uzaktan malının takibini yapmakta zorlanan bazıları da ciddi mağduriyetler yaşayabilmektedir. Haris kişiler, işin üzerine gitmekte çeşitli yollar ile birilerini mağdur edebilmektedirler. Askı ve itiraz süreleri ile ilgili ve bilgisi olmayan zavallı vatandaş, varlığı ile perişan hale gelebilmektedir. Kadastro, tapu ve mülkiyet ile ilgili süre ve süreçleri çok iyi yönetebilmek, adaletli bir hukuk devleti için önemlidir. |
|
Kişi ve kurumlar, sosyal sorumluluk bilincini geliştirmelidir. Kişi, kurum ve devletlerin; insanlığa, gelecek nesillere ve bütün dünyaya karşı sorumlulukları vardır. Kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı, kurumlar için ayrıştırıcı bir özellik taşır. Sosyal sorumlulukla ilgili projeler e katkı sağlamak gerekir. Yakın bir gelecekte sosyal sorumluluk projesine katkı sağlamayan kişi ve kurumlar kabul görmeyecektir. Dünya üzerinde huzurlu yaşamak, çevresinde saygın olmak isteyen kişi ya da kurumların, sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları ayrıcalıktır.
|
|
Gayr-i meşru bazı tutum ve davranışları, meşru gibi işleyebilmek ferdi ve sosyal bozulmanın boyutlarını göstermektedir. Dedikodu, hiçbir durumda makbul bir tutum ve davranış olamaz. Ancak dedikoduya sebep olan davranışlar var ise, bunu da yok saymak mümkün değildir. Ferdî ve sosyal hayatı düzenleyen kaide ve kurallar canlı tutulmalıdır. Bir toplumun geleceğini karartmak isteyenler değerleri devre dışı bırakmaya çalışırlar. Basiretli olanlar, ferdi ve sosyal hayatın gidişatını yakından takip etmeli ve gerekli tedbirleri almalıdırlar.
|
|
İnsan fıtratının farklı uzantıları vardır. Belli bir ritm, ses ve musıki, insanın duygu ve düşünce dünyasını direk etkiler. Son dönemlerde, kültür ve hassasiyetimize uygun ses ve musiki ön plana çıkarılmadığından, yeni nesil farklı özentiler peşinde koşar hale gelmiştir. Her kültür, kendi ürünleri ile yaşar ve devam eder. Güzel sanatlar, mimari, musiki, bilgisayar oyun ve programları, cep telefonu, yazılı, sözlü ve görüntülü ürünler ile desteklenmeyen bir kültür ve toplum kalıcı olamaz.
|
|
Menfaatin ön plana çıktığı yapılarda kalite ve hizmet bilinci oluşur mu? Hak, hakikat, değer ve kalite, kişi ve kurum anlayışımızın neresindedir? Dilini, hak yol ve yönde kullanmayanın dilsiz şeytan olabileceği tehlikesini, göz önünde bulunduruyor muyuz? Menfaat ve çıkarcılığın değil, ehliyet, liyakat, hak ve adaletli, kaliteli bir hayat için; kalbi birlik-ruhi ahenk, hayatın her safhasına yansıtılabilmelidir. Her daim kişi ve kurumlarımızın tekâmülüne katkı sağlamaya devam edebilmeliyiz. Kurumlarımızın yaldızlı misyon ve vizyonlarının pratik hayata taşınabilmesi, resmilik ile hasbiliğin aynı çizgide devam ettirilebilmesine bağlıdır. İnsanî ve sosyal gelişim, kaliteli bir hayat hedefinin gereklerini yerine getirme ile mümkün olabilir.
|
|
Doğru ve güzel paylaşım ile bereketlenenler, karşılıklı olarak ifade ve istifade ederler. Şekil ile başlayan kaliteli bir iletişim öze doğru kaliteli olarak devam edebilir. Ekip ruhu ile hareket edilmeksizin ferdi çabalar ile hedefe ulaşmak çok defa mümkün olmayabilir. Yeni dönemde çok daha donanımlı ve takım ruhu ile çalışabilecek yapılara ihtiyaç var. Türkiye'de güçlü sivil toplum kuruluşu yok deniliyor. Ekip ruhu ile hizmet üreten cemaatler bir nevi sivil toplum kuruluşu sayılmaz mı?
Tefrikeyı besleyen oyunlardan uzak durup, tevhit inancı hayatın tamamını kapsamalı, ekip ve sistem çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Herkes kendine ait boşluğu doldurursa sistem sağlıklı çalışır.
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |
|