|
Toplumsal sorumluluk, bütün vatandaşları ilgilendiren ve süreklilik arz eden bir durumdur. İdare sanatı manasındaki siyaset, sadece partilere ve hükümete bırakılamayacak kadar önemlidir. Vatandaş, basın, ilim dünyası ve fayda sağlayabilecek her kişi bu sürece katkıda bulunmalıdır. Zaman zaman yapılan toplantı ve oluşturulacak istişare meclisleri toplumsal mutabakata hizmet edebilir. Toplum veya devlet, bütün kurumları ile yükselir veya duraklama gösterir. Bu noktada herkese sorumluluk düşer. Katkı sağlayabilecek kişi veya kurumların, sistemin zarar görmesine seyirci kalması dürüst bir tutum değildir. Burada taraflar çözüme uygun zemin oluşturmakla yükümlüdür.
|
|
|
İnsan olabilme ciddi bir değerdir. Ama özüne uygun davranmayan insan bozulunca, yaşadığı dünyayı da bozar, hatta yaşanmaz hale getirebilir. Allah'ın geniş rahmetine rağmen bazıları, ötekine hayat hakkı tanımaz tavırlar takınabilir. Aslında "insanlar ya dinde kardeştir veya yaratılışta eştir". Bu düşünceyi özümseyen insanlar nasıl bir sorumluluk altında olduklarının farkına varmalıdırlar. Hakkı yaşatmanın yolu, onu yaşayarak örnek olmaktır. "Ele verir öğüdü, kendi kırar söğüdü" tarzı yaklaşımlar, güçlü davayı zayıflatmaktan başka işe yaramazlar. Dünya ve içindeki nimetler, herkese yeter. Bize düşen, hak, adalet, ehliyet ve liyakat gibi değerleri günlük hayatımızda uygulamaya koymaktır. Aksi tutum ve davranışlar insanın halifelik sıfatının dışına çıkmasına sebeptir.
|
Hukuk Devleti'nde rastgele olarak insanlar suçlu ilan edilemez. Kimin suçlu olduğuna ancak adalet sistemi karar verir. Ancak demokrasilerde hakkı aramasını bilmek gerekmektedir. Kimse size "bu hakkınız buyurun" dememektedir. Bu durumda güçlü hakkını alırken, zayıf mağdur olabilmektedir. Baroların avukat tahsis etmesinin de pek sağlıklı yürüdüğü kanaatinde değilim. Mecelle'de de yerini bulan "beraat-ı zimmet asıldır" yani suç sabitleşmeden kişinin suçsuzluğu temel kaidedir. İddia var ise ispat edilmelidir. Hukuk, adaletin sağlıklı işlediği yapılarda mutlak güç olabilir. Ama yargı sisteminin sağlıklı bir zemine oturup işlemediği yapılarda, bir devletin tanımında hukuk devleti ibaresine yer verilmesi her şeyi halletmez. Aksine insanların itimadını zedeleyebilir de... Geciken adalet, vatandaşların gönlüne su serpmez.
|
|
Toplumun değer ve hassasiyetleri dikkate alınmadığında birçok problemli ürün piyasayı kuşatır. Çocuklarımıza yazısız veya resimsiz kıyafet bulmakta zorlanıyoruz. Çorapların altındaki yazılar da işin cabası, bilhassa namaz kılarken secde anında önünüzde namaz kılanın çoraplarının altındaki yazı, namazın huşuunu bozabilmektedir. Namazda yazı okumak veya resme karşı durmak tehlikelidir. Bu tür üretim yapanlar veya bu ürünleri kullananlar daha dikkatli olmalıdırlar. Bilinç, hayatın her safhasını kuşatmalıdır.
|
|
Bir olandan alınan enerji, insanı ve toplumu diri yapar. İnsanın bünyesinde, inanç, tutum ve davranışlarında birlik olmayınca gerçek kimlik ve kabiliyet ortaya çıkmaz. Sosyal birlik ve beraberlik için sağlıklı iletişim gereklidir. Biz aynı değer ve dinin mensupları olarak bir araya gelemeyecek olursak başkalarına mesajımızı nasıl ulaştıracağız? Birlik olmadan, dirlik ve dirilik olmaz. Küçük hesaplar sebebiyle güçlü davayı zayıflatmanın hesabını kimseye veremeyiz. "Girmedikçe bir millete tefrika, düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez" gerçeğini görerek, inananlar olarak kalplerimizi ve kapılarımızı birbirimize açmalıyız. Allah'ın rahmet ve bereketi de birlik ve cemaat üzerinedir.
|
|
Anadolu insanı çok sıcak kanlıdır. Kapısına gelen insanı bağrına basar, misafir etmek ve ağırlamak ister. Büyük şehirlerdeki hayat, bu içtenlik ve samimiyeti, çeşitli sebepler ile kaybetmeye yüz tutmuştur. Her şeye rağmen içtenlik ve samimiyeti yaşatmak gerekir. İnsan ancak bu tür ortamlarda stres ve sıkıntıdan uzaklaşabilir. Ankara'da yaşarken, Anadolu içtenliğini özellikle muhafaza etmeye çalışıyorum. Bakalım ne kadar muvaffak olabileceğim...
|
|
İnsanların yaşadığı toplum ile sağlıklı bağlar kurması verimlilik ve huzur için gereklidir. Kimlik bilinci sağlam olmayan kişi ve toplumlar her türlü etkiye açıktır. Milli ve manevi değerler, eğitimin bir parçası haline gelmedikçe bazı zorlukları aşmak mümkün olmaz. Toplumu bir bütün olarak ele alan yaklaşımlara ihtiyaç var. Herkesin temel hak ve hürriyetleri rahat yaşadığı ortamları oluşturmak gerekir.
|
|
İnsanların yaşadığı devirler farklı şekillerde isimlendirilmektedir. Son dönemde sivilleşme, bilgi ve iletişim ön plana çıktığından, Sivil Toplum Çağı isimlendirmesi söz konusudur. Daha önceleri savaş ve savunma gücü, belli bir zamanda askeri ve maddi güç ön planda iken şimdi, sivil, bilgi ve iletişim gücünü elinde bulundurabilenler daha etkili olabilmektedir. İnsanların huzur ve mutluluğuna hizmet edecek değerlerin hayata taşınması gerekmektedir. Ferdi ve toplumu değerli ve güçlü kılacak altyapıları sağlamak zamanı iyi yönetmeye hizmet edecektir. Sivil kafa ve hür beyinler, hayat kalitesini değer merkezli bir yaklaşım ile sağlıklı bir zeminde güçlendirmenin yollarını aramalıdır. Muhatap alınmayı sağlayacak çalışma yapabilen sivil toplum kuruluşları hükümetlerden daha itibarlı hale gelebilmektedir. İnsani Değerleri hayatın bir parçası haline getirme gayretindeki çalışmalar , finansman ayağını güçlendirdiğinde çok daha verimli projelere imza atacaktır.
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 14 |