Anasayfa Vizyon Teorisi

Vizyon Teorisi

Doğru Bilgi, Doğru Karar, Doğru Uygulama PDF Yazdır e-Posta
Doğru kelimesi, içeriği iyi doldurulması gereken bir kavramdır.
Hak, gerçek, sâdık, isabetli gibi kelimeler de "doğru" kelimesinin ihtiva ettiği mana ile irtibatlandırılabilir. Kur'ânî çerçevede konuya baktığımızda, "hüda" ve hidayet kelimesi ile doğru istikamette olmak arasında çok yakın ilişki vardır.
Bir şeye "doğru" demekle o şey doğru olmayabilir. Doğrunun belirleyicisi kim olabilir? Bunu hangi yetki ile nasıl yapabilir? Doğru insan, doğru bilgi, doğru iş deyip konu uzayabilir.
Peki "doğru" nedir? Kime göre, neler, nasıl "doğruluk" vasfını kazanabilir?
Doğrunun kararını kim verecek? Herkesin kendi doğrusunun değerini kim, nasıl belirleyecek?
Doğru karar, kişi, kurum ve toplum için önemlidir. Doğru uygulama ile de doğru hedeflere varılabilir.
İlahî bilgi, doğrunun belirlenmesinde etkin olabilir mi? Bu, kim vasıtası ile hangi kaynağa dayanıp nasıl uygulama sahasına geçecek?
Bilimsel doğrunun ölçüsü nedir? Tecrübi bilgilerin doğruluğu nasıl test edilebilir?
 
Değer Bilmek PDF Yazdır e-Posta
Her şeyin değer ve kıymeti zamanında bilinmelidir. Biz çok defa kaybettikten sonra değer bilme pozisyonunda bulunuruz. Bu durumu yeniden değerlendirmek gerekir.
Değeri zamanında bilinmeyenler, asıl değerinden bir şey kayıp etmez. Bu noktada "altının kıymetini sarraf bilir" atasözümüz devreye girer.
Siz siz olun değer üretin. Mutlaka o bir şekilde anlaşılacaktır. Sarraf olmayanların altın ile ilgili yorumlarının pek de değeri yoktur.
 
Bedel Ödemek Gerek! PDF Yazdır e-Posta
Bedeli ödenmeyen hiçbir şey sizin olmaz. Her şeyin kendi cinsinden bir bedeli vardır. Zorluk ve sıkıntılar da bazı değerlere erişmenin bedeli olabilmektedir.
Hedefi olanlar karşılarına çıkan zorluklardan yılmazlar. İdealist olanların karşına çıkanların sayısı da o kadar çok olacaktır.
Sıradan insanlar sıradanlıklardan hoşlanır. Altının kıymetinden sarrafın anladığı gibi kaliteli kişiden de insan sarrafı anlar!
İnsan sarraflarına denk gelip ağır bedel ödeme tehlikesinden azade olma temennisiyle...
 
Özü ve Sözü Bir Olabilmek PDF Yazdır e-Posta
Özü ve sözü bir olabilmek bir değer midir, değil midir? Bazı muamele ve uygulamaları görünce bu soruyu sorma ihtiyacı hissettim. Yüz dostu olup arkadan kuyu kazan nice insanlar bazıları tarafından değerli görülebilmektedir.
İçi ile dışı, özü ile sözü bir olmayan kişi kendi bünyesinde tevhidi, birlik ve beraberliği de sağlayamamış değil midir? Bu tür kişiliklere pirim vermek ne anlama gelmektedir?
Gelişim ve değişimin iyiden yana olabilmesi için bazı hususlar netleştirilmelidir.
 
Gerçeklerin İzini Sürmek PDF Yazdır e-Posta
Bazı zamanlar gerçekler gizli kalır. Gerçeklerin izini sürmek sizi, bazen üzülecek bazen de çok sevinecek şeylere götürebilir.
Gerçekler ile yüzleşebilme önemli bir değerdir. İnsan, kurum ve toplumlar hata yapabilir. Aslolan hatada ısrarcı olmamaktır.
Bilimsel gerçeklik ve bunlara erişmenin hazzına ise doyum olmaz. Öğrenme aşkını tadanlar, her daim öğrenme lezzetini yaşamak isterler.
 
İnsan Tabiatı: Fıtrat PDF Yazdır e-Posta
"Açık ve dürüst iletişim verimlilik sağlar..."
Yaratan insan tabiatına aykırı hiçbir emir ve hüküm koymamıştır.
Taciz konularının arkasından bastırılmış ve içselleştirilmemiş duygulanımlar çıkabilir.

 

 
İslam’ın İzzet ve Şerefi PDF Yazdır e-Posta
İslam davası, insanlığın arayışını huzur ve mutluluk ile neticelendirecek yegane sistemdir. Ancak biz müslümanların içinde bulunduğu durum, İslam'ın izzet ve şerefini temsil etme noktasında zayıf kalmış gibi görünmektedir.
Zayıflatılmışlardan olmak, mazeret değil çözüm üretmeyi gerektirir. Herkes bir taraftan çekme yerine, Hacerü'l-Esad'ın yerine konma misali, herkes bir taraftan tutmalı ve ben dinim için neler yapabilirimin arayışı içinde olmalıdır.
 
Güçlü Davayı Zayıflatmak PDF Yazdır e-Posta
Davayı temsil ve vizyon son dönemin en önemli değerlerindendir.
İslam gibi İlahî rehberlik ve Peygamberler misyonunu taşıma gibi bir noktada, Müslümanların dünya çapındaki durumu ve algılanma şekilleri iyi tahlil edilmelidir.
"İslam yüce ve güçlüdür. Onun üstesinde bir yücelik ve güç yoktur" gerçeğini Müslümanların halleri ne derece temsil edebiliyor? Yoksa bu güçlü ve mükemmel dini hal, tutum ve davranışlarımız ile biz mi zayıf hâle getiriyoruz? İnandığımız o ebedi hayat Ahirette sadece bu soru sorulsa, korkarım cevabında zorlanırız.
Güçlü davayı zayıflatmaya kimsenin hakkı yoktur. Tevhit inancı; kalb, kafa ve cüzdan arasındaki uyum ile ferdi hayatımıza yansımalıdır. İslamî dünya hayatı ancak böylece mümkün olabilir.
Sosyal hayata da tevhit inancı, Cuma Namazının asıl mesajında olduğu gibi birlik, beraberlik ve kardeşlik olarak yansımalıdır.
 
« BaşlatÖnceki12SonrakiSon »

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Kimler Sitede

Şu anda 25 konuk çevrimiçi

Dr. H. Emin SERT'in resmi web sitesidir.